Pazar, Nisan 21, 2024
Ana SayfaKöşe YazılarıVicdan Kaybediliyorsa…

Vicdan Kaybediliyorsa…

Spread the love

   Vicdanın işlevselliğini artırmak üzerine ailelerin çaba sarf etmesi gerektiğinden bahsetmiştik. Bunun gündelik hayat pratiklerine nasıl dönüştüğüne gelince; Mesela ailecek hasta ziyaretleri yapılabilir (7 yaşından küçüklerin çok kanlı veya ölümü yakınlaşmış bir hastayı ziyareti uygun değil). Yine hastanelerin acil servisleri de bu konuda biçilmiş kaftan.

Mezarlık ziyaretleri de vicdan gelişimini destekliyor. Yalnız ziyaret edilen mevta, çocuğun duygusal yakını, yani anne ya da babası değilse… Klinik Psikolog Reyhane Dağlar, önemli bir uyarıda bulunuyor: “Çocuğun duygusal bağ kurduğu kişiyi mezarın içine koyarken gösterenler dahi var. O hâller 7 yaşından önce çok zararlı. Ama mezarlık ziyaretleri her yaşta yapılabilir. Ama ‘Dedeni bak buraya koyacağız, sonra da üstünü toprakla örteceğiz’ derseniz travmatik olur.”

Günümüz anne-babaları büyük şehirlerde trafik, kalabalık, iş stresi derken çok yoruluyor. Birçokları akşamlarını televizyon seyrederek, hafta sonlarını da alışveriş yaparak geçiriyor. Ahbap ziyaretleri, akraba toplantıları her geçen gün biraz daha nostaljikleştiği için çocukların farklı insanlarla farklı ortamlarda bulunma lüksü kalmıyor. Oysa vicdan gelişimi için bu da büyük ihtiyaç. Yani manevi değerleri özümsemiş kanaat önderleriyle aynı ortamı paylaşmak çok etkili. Bu kişilerle çocuğun özellikle bir şey yapması gerekmiyor. Psikologlar sadece çocuğun gözlemlemesini, aynı ortamda oturup kalkmasını dahi ruhsal kopyalama için yeterli buluyor.

Eskiden annelerimiz çiçeklerle, hayvanlarla konuşur, hepsine farklı farklı isimler takardı. O zaman bu durumu tebessümle karşılasak da hayvan ya da eşyayla bütünleşmenin faydalı olduğunu öğreniyoruz bugün. Hatta uzmanlar vicdanlı ebeveyn rehberliğinde evcil hayvan bakımının da (özellikle kedi) önemine dikkat çekiyor. ‘Ne kadar da küçük, masum değil mi?’, ‘Karnını doyuralım, biz vermezsek aç kalır’, ‘Üşümüş. Onu sıcak bir yere koyalım mı?’, ‘O bize emanet. İlacını verelim de çabuk iyileşsin’ gibi yönlendirmelerse bu süreçte çok işe yarıyor. Vicdan, duymayla çok alakalı. Dolayısıyla duyarsızlığın beraberinde hissedememe, empati kuramama, acımama, damak tadı ile koku hissinin yok olması şeklinde belirtiler sizde ya da çocuğunuzda varsa vicdanınızın sesi artık kısılmış demektir. Klinik Psikolog Reyhane Dağlar, çocuk üzerindeki değişikliklerin basit bir gözlemle bile anlaşılacağı kanaatinde: “Çocuk vicdanının kaybolma süreci önemlidir ve bunun hissi muhakkak anneye ulaşır. Vicdansızlığa doğru giden birinin göz teması kaybolmaya başlar. Görmek hissetmeyi de beraberinde getirir çünkü. Hissetmemek için bakmaz. Anne ‘Bu çocukta bir şeyler var; bakışı, konuşması değişti, saygısızlaştı, hiç yanıma gelmiyor’ diyerek hisseder. Bahaneler başlar. Ardından da kardeşine, arkadaşına, hayvanlara, eşyaya zarar verir, pişmanlık duymaz, acıya tepki vermez, etrafındaki herkese kendini kapatır.”

Vicdan aslında insanı insan yapan birçok mekanizmanın da kalbi hükmünde. Onda çıkan bir aksaklık beraberinde önemli problemleri de getiriyor. Hans Zullüger vicdanın teklemesiyle birlikte kişilik bozukluklarının da ortaya çıktığını söylüyor. Hatta toplumun yüzde 2-3’ünde görülen Borderline kişilik bozukluğu “Vicdanın üzerine beton dökmektir.” şeklinde tanımlanıyor. Vicdan elbette ki tekrar canlanabilir. Yeter ki kısık da olsa bir ses duyun, herhangi bir ‘an’ın farkına varın. Devamı muhakkak gelir.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

SON DAKİKA

SON YORUMLAR