Pazartesi, Mayıs 20, 2024
Ana SayfaKöşe YazılarıBİZE DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN

BİZE DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN

Spread the love

Nankör dünya deriz aslında sözün bittiği yerde hepimiz biliriz ki bu sözün ardındaki yatan duyguyu. Hayal kırıklığı der üzülür hüsrana uğrarız. Ne olacak hayal kurma şunu yapma bunu yapma o halde her şeyi olduğu gibi görüp kabullenip beklentilerimiz gerçekleşmedi diye yine hüsran yine bunalım. Bu dünya kuralı şöyle işliyor bir kişiye sayısız iyilikler yaparsın bir kere de kötülük olarak algılanan şey olur ama bin tane iyiliğin değil bir kötülüğün bedelini alırsın. İnsan öyle bir yaratık ki bir kötülük uğruna bin iyiliği unutur tüm hatırları yıkar geçer. Boşa dememişler kırk yıl sırtında taşırsında bir gün indirdiğin zaman senden kötüsü yok diye. İnsanların çoğu benlik dramları içinde en ufak bir terslikte sevdikleri insanları dahi ayaklar altına alarak cezalara tabi tutar. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın sözü bu durumu güzel bir şekilde ifade eder. Çünkü asıl mesele bu sözün sonrasındadır ama bana dokunursa mahvederim. Bencilliğini az çok aşmış kişiler bu dramların içinde yer alsalarda yaptıkları şeyler karşısında daha beklentisiz kalmayı başarırlar. İyilikleri beklentisiz yapar kötülükleri kötülükten ziyade hemen anlaşılmayan iyiliktir. Birine tokat atmak genelde kötü bir davranıştır ama bir an korkup da şoka giren insana tokat atmak iyiliktir. Bu göreceli dünyada iyiyi kötüyü belirleyen bir davranışın arkasında yatan yegane şey niyet ve amaçtır. Sevgiyle yapılan hiç bir şey kötü değildir ama egonun amaçlarına hizmet eden iyilik dahi iyilik değil en iyi şartlarda menfaat beslemektir.

Bilgeler iyi ve kötüyü ayırt etmezler onlar her anın içinde tek doğru davranışı uygularlar. Bu karşıtlar dünyasının sınırlarını aşmış olanlar için karşıtlar yoktur. Tekliğin içinde gerçeğe hizmet eder ve ayrım yapmazlar yapamazlar da. Bu tutumu günümüz insanı pek uygulayamasa da en azından nefsini dizginlemeyi öğrenmek için daha duyarlı kederlere daha az zemin sağlar. Kederin tarlası olan egonun toprağı çürütüldüğünde tohumları açmaz susuz bırakıldığında yok olur gider. Mevlana ne de güzel demiş.

Kötülük yaptın mı kork çünkü o bir tohumdur Allah yeşertir karşına çıkartır. Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz Şu tertemiz tarlaya başka tohum ekmeyiz biz.

Bunu uygulamak dikkat gerektirir. Kişi kendini devamlı izlemeli ve ne yaptığının ne düşündüğünün farkında olmalı ki yelkenlerine değişim rüzgarları dolsun onu bilinmeyen deryalara gerçek güzelliklere götürsün. Buram buram özgürlük kokan o okyanus dünyadan ve beklentilerinden bağımsızlaşan kaptanların rotasıdır ve bu dünyada yaşanılası tek hayat o sulardadır. O suların haricinde yaşanan hayatlar cehennemin kendisidir kişi bunun farkında olsada olmasada. Her acılı nefret dolu tepki her hastalık üzüntü keder tüm karşıtlar içinde çalkalanan düşünceler hüsranla biten dünyaya ve başkalarına ümit bağlamalar yoksunluk acizlik duygusu kişilere karşı beslenen tutkular para mal mülk eğlence sevdası saymakla bitmeyen daha nice şeylerin hepsi cehennemin ateşini harlatır ve kişiye şimdi tabiri caizse burada kendi özel cehennemini yaşatır. Bunun haricinde başka bir cehennem yoktur. Sen her an kendi hayatının senaristi ve baş oyuncususun. Cennet ve cehennem kişinin hangi tarafıyla hayatını yaşadığının sonucudur. Hayatının rejisörü egon ise cehennemdesin eğer kendi öz benliğin hayatını belirliyor ve sana rehberlik ediyorsa cennettesin işte bu kadar.

Biri seni daha derin kabuslara gömer diğeri ise tatlı bir uyanışa götürür. Ve bugüne kadar neyi seçtiğin önemli değil çünkü her an yeniden seçebilirsin. O zaman bana dokunmayan yılan bin yaşadın kelimesi yerine ne kadar yararlı duyarlı okursak o kadar iyi o kadar güzel ve o kadar da mutlu oluruz. 

Hoşça ve sağlıcakla kalınız.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

SON DAKİKA

SON YORUMLAR