>
Cumartesi, Haziran 15, 2024
Ana SayfaKöşe YazılarıCANAVAR, SÜRÜNÜN İÇİNDE! SÜRÜDEN AYRILIN

CANAVAR, SÜRÜNÜN İÇİNDE! SÜRÜDEN AYRILIN

Spread the love

Bazı şeyleri anlamakta gerçekten de zorlanıyorum. Herifçioğlu, “Allah’ın ordusuyuz,” diye bağırıyor ama Orta Doğu’daki yabancı sermayeli bankaların merkezî faaliyetleriyle para kazanıyor, savaş açtığı kapitalizmin, “Made in Kapitalizm” bandrollü silahlarını satın alıyor ve kapitalizm ile mücadele eden devletlere savaş açıyor.

Kapitalizm ve tüketim endüstrisi toplumlarında süreklilik veya yenilenebilen bir yapı yoktur. Kapitalizm planları kısa süreli olduğu için sürekli olarak yeni bir kaynağa, aracıya, alıcıya ihtiyaç duyarlar. Üstelik kapitalizm cebinizdekine göz dikmez, o zaten onun, zamanınıza göz diker, gözü kararırsa eğer hayatınıza. Kapitalizm karşıtı birçok ‘izm’ oluşturulmuş fakat kapitalizm bu karşıt grupları tüketim endüstrisi ile uyuşturmayı başarmıştır.

Siyonizm, yani İsrail’in Kudüs (eski ismi ‘Sion’) ideolojisine karşı, Amerika’nın baş düşmanı, Arabistan’ı tanımayan bir grup var, bugün size ondan bahsedeceğim:

Yukarıda yazılanlar size, kendi ideolojisini korumaya çalışan ve katillere karşı masum bir rol oynayan sıfatlarmış gibi gelebilir. Peki, bir de şu kelimelere bakın, size neler hissettiriyor:

Ölüm evleri, domuz bağı, faili meçhul cinayetler, Gaffar OKAN..!

Hizbullah, Allah’ın Hizbi(Partisi) anlamına gelen, 1982 Lübnan’da kurulan siyasî ve askerî kanadı olan parti. 90’lı yıllarda herkesin tüylerini diken diken eden olaylara sebep oldular. Yedi belki de sekiz yaşımda ‘Domuz Bağı’ kelimesiyle tanışmamı sağlayan Hizbullah. Travmam!

Silah kaynaklarına nereden sahipler, fonlarını kimler, hangi hükümetler yapıyor, tüm kıtalarda siyasî parti kurabilecek yapılaşmayı nasıl ve kimlerle işbirliği içerisinde yapıyorlar? Bu soruların bile yıllardır cevabı yokken 2010’da başlayan Arap Baharı olaylarında aktif rol aldılar ve hâlâ terörizm faaliyetlerini rahatça yürütebiliyorlar. Siyasal İslam’ın baskın olduğu devletlerde barınıyorlar. Emniyet müdürünü bile günlerce işkenceye maruz bırakıp katlettiler ama bizim demokratik! yapımız sayesinde ve “Türk Halkı her şeyi unutur,” mantığıyla üzeri bir güzel örtüldü.

Lübnan; İsrail ve Suriye orduları tarafından sarılmışken kendilerini, “Gerilla,” olarak tanıtarak, “Tesbihler sizi sakinleştirir, silahlar sizi güçlendirir,” sloganı altında faaliyet gösterdi Hizbullah. Lübnan’ın iç işleri bizi, bize bulaşmadığı takdirde, ilgilendirmez. Fakat bu siyasî uzantı adeta bir terörizm ideolojisi taşıyor. Her nedendir bilmiyorum fakat her terör grubu da kendisini Gerilla ilan ediyor. Gerilla grubunu ilk kuran Che Guevara’ya hakaret sayılır bu. Özgürlük terörizm ile değil fikirle, haklı direnmeyle, millî sınırlara ve unsurlara zarar vermeden, sivilleri katletmeden alınır. Ki terörizm asla ve asla özgür olmaya çalışan bir grubun ideolojisini taşıyamaz!

Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi’nin ne şartlarda kurulduğunu ve bu coğrafyanın çektiği acılara nasıl merhem olduğunu anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum. Şayet bu mecliste yer almak isteyen partiler, bunları biliyor olmalı. Aynı zamanda İstiklâl Marşı’nı, Türk Anayasa Kanunu’nu, Türk Milleti’nin; “…muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” sözüyle de harekete geçebileceğini de biliyor olmalılar.

Onlar bilmezlikten gelebilirler; siz unutmayın ki, “Anayasa Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.”

İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

SON DAKİKA

SON YORUMLAR